Yapay Zekanın Ortaya Çıkardığı “Kabus Yüzü” Loab’ın Ürpertici Hikayesi

Yapay zeka görsel üreticilerinde 2022’de ortaya çıkıp internetin ‘kabus yüzü’ olarak anılan Loab, Cadılar Bayramı döneminde yeniden gündeme geldi. İsveçli sanatçı Supercomposite, negatif prompt denemesi sırasında karşısına çıkan ölü bakışlı kadının farklı komutlarla bile yeniden belirdiğini ve görüntülerin giderek kanlı, rahatsız edici sahnelere dönüştüğünü anlattı. Sanatçı olayı ‘ortaya çıkan istatistiksel kaza’ olarak tanımlıyor, Loab’ın lanetli olmadığını da kabul ediyor. Hikaye, uzmanların eleştirileri ve Hollanda sanatındaki ‘tronie’ benzetmesiyle de tartışıldı.

Kaynak: ScienceAlert

Loab nedir?

Loab, metinden görsel üreten yapay zeka modellerinde ortaya çıkan, orta yaşlı, çökmüş yüzlü ve ürkütücü bir kadın portresi. Uzun koyu saçlı kadının yüzünde gül hastalığına (rosacea) benzeyen kırmızı lekeler dikkat çekiyor. İnternette ‘yapay zekanın ilk cryptid’i’ gibi adlarla anılan Loab, kısa sürede şehir efsanesine dönüştü.

Her şey “Brando” komutuyla başladı

Supercomposite, Nisan 2022’de bir yapay zeka görsel üreticisinde ‘negatif prompt ağırlığı’ ile deneme yapıyordu. Bu teknik, modelden komuta en uzak olduğunu düşündüğü görüntüyü istemek anlamına geliyor.

Sanatçı, Marlon Brando’yu hedefleyen ‘Brando::-1’ komutunu verdiğinde sistem ‘DIGITA PNTICS’ yazılı bir logo üretti. Logonun tersini isteyince karşısına Loab çıktı. Kadın, adını görselde yer alan ‘loab’ yazısından aldı. Supercomposite, kullandığı yazılımın adını açıklamadı.

Aynı kadın tekrar tekrar geri geldi.

Görmek İçin Tıklayın

Supercomposite’e göre Loab, farklı komutlarda da tekrar tekrar belirdi. Görselleri yeni görüntüler üretmek için girdi olarak kullandıkça sonuçlar giderek daha şiddetli ve kanlı hale geldi. Bazı karelerde kadının yanında parçalanmış ya da çığlık atan çocuk figürleri görüldü.

Görselleri karıştırıp bozmak da Loab’ın geri dönmesini engellemedi. Sanatçı, en rahatsız edici görüntüleri paylaşmadı.

Bilimsel açıklaması ne?

Metinden görsel üreten modeller, kavramları ‘latent space’ (gizli uzay) adı verilen bir haritada konumlandırıyor. Birbirine benzer kavramlar bu haritada yakın duruyor. Negatif prompt ise modele ‘bu komuta en uzak noktayı bul’ demek.

Supercomposite’e göre Loab, yapay zekanın dünya bilgisi içinde aşırı kanlı ve ürkütücü görüntülere yakın duran bir noktada duruyor. Sanatçı bunu ‘ortaya çıkan istatistiksel kaza’ olarak tanımlıyor ve modelin bu yüze kolayca yöneldiğini, Loab’ın yüzünün komutun diğer öğelerini bastırabildiğini söylüyor.

ScienceAlert’e göre Loab modern bir “tronie”.

Görmek İçin Tıklayın

ScienceAlert, Loab’ı Hollanda Altın Çağı sanatındaki ‘tronie’ türüne benzetiyor. Tronie, belirli bir kişiyi değil, bir ifadeyi ya da karakter tipini yansıtan yüz çalışmalarına verilen ad. Rembrandt gibi ressamlar bu türde çok sayıda yüz çalışması yaptı.

Makalede görüş bildiren fotoğrafçı Brendan Murphy, Loab’ın asıl değerinin teknolojinin ne yaptığını ve ne yapabileceğini sorgulatmasında olduğunu söylüyor. Oxford Internet Institute’tan Anne Ploin ise modellerin beklenmedik biçimlerde genelleme yapabildiğini, ancak kendiliğinden yeni sanat akımları yaratamayacağını belirtiyor.

Eleştiriler ve son durum!

Loab’ın hikayesi bazı çevrelerce ‘creepypasta’ olarak nitelendi. Yüzdeki gül hastalığı benzeri lekelerin korku görseli olarak sunulması, engelli bireylere yönelik damgalamayı pekiştirdiği gerekçesiyle eleştirildi. Supercomposite da yapay zekanın burada olmaması gereken bir ilişkilendirme yaptığını kabul etti. Alan Turing Enstitüsü’nden Mhairi Aitken, olayın yapay zeka modellerinin sınırlarını yansıttığını ve asıl endişenin bu tür olguların nasıl efsaneye dönüştüğü olduğunu söylüyor.

Supercomposite, Loab’ın gerçekten lanetli olmadığını kabul ediyor; ancak onu internetten silmek için artık çok geç olduğunu düşünüyor. Sanatçı, Ocak 2024’te yapay zeka görsel sektöründen ayrıldığını duyurdu.

Author: Banu Kuzey